Yiğit harmanları, yığınaklar,

   Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.

   Dize getirilmiş haydutlar,

   Hayınlar, amana gelmiş,

   Yetim hakkı sorulmuş,

   Hesap görülmüş.

   Demdir bu…

  

   Demdir,

   Derya dibinde yangınlar,

   Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs…

   Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,

   Çelik kadavrası korugan’ların.

   Ölünmüş, canım,ölünmüş

   Murad alınmış…

 

   Gelgelelim,

   Beter, bize kısmetmiş.

   Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,

   Susmak ve beklemek, müthiş

   Genciz, namlu gibi,

   Ve çatal yürek,

   Barışa, bayrama hasret

   Uykulara, derin, kaygısız, rahat,

   Otuziki dişimizle gülmeğe,

   Doyasıya sevişmeğe,yemeğe…

   Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,

   Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret

   Ve asıl biz biliriz kederi.

  

   İçim, bir suskunsa tekin mi ola?

   O Malta bıçağı,kınsız,uyanık,

   Ve genç bir mısradır

   Filinta endam…

   Neden, neden alnındaki yıkkınlık,

   Bakışlarındaki öldüren buğu?

   Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri…

   Nasıl da almış aklımı,

   Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,

   Dost, düşman söz eder kendi kavlince,

   Kınanmak, yiğit başına.

   Bu, ne ayıp, ne de yasak,

   Öylece bir gerçek, kendi halinde,

   Belki, yaşamama sebep…

 

   Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.

   Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,

   Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık…        

   Ve zehir – zıkkım cıgaram.

   Gene bir cehennem var yastığımda,

   Gel artık…

 

Ahmed ARİF

 

Podcast also available on PocketCasts, SoundCloud, Spotify, Google Podcasts, Apple Podcasts, and RSS.

Yorum bırakın

  • BENİ BİR KERE DÖVDÜLER

    beni bir kere dövdüler çok gözlüklüydümdaha bere giyiyordum bıyıklarım da duruyorbüyükdere’de dövdüler emirgân ve birilerigeceleyin dövdüler dişlerimi tükürdüm emirgan’la aramız çok eskiden beri yokniye ölmedim diye bana bozuluyorötekiler şurda burda azar azar gördüğümçakıdan bozma itler sustalı birilerifakat çok fena dövdüler size ne söylüyorumbir vakit omuzlarım tutmadı dişlerimi tükürdüm boşyerlerime vurdular yumrukları duruyorgecenin bir saatinde gizlice…

  • UYAN

    UYAN

    Hadi uyanGün ışığı çilemeye başladı başucundaDenizler bir mavilik edindi gündenSeher yeline uyup kuşlar tüneğinden uçtuBu türküyü dinlemeyecek misin? Hadi uyanAydınlığa çık da çil gözlerin ışısınİlkyazlar sıcağı biriksin yüreğineYoksul olsan da uyanGarip olsan da uyanMadem ki güzelsin,güzeli yaşatmak içinMadem ki iyisin,iyiyi yaşatmak içinMadem ki umutlusun,umudu yaşatmak içinHadi uyanDenizi dinle, yaşamak desinToprağı dinle,barışmak desinGöğü dinle,sevişmek desinBir plak…

  • SELÇUKLULARDAN GÜNÜMÜZE ANADOLU ÇADIRI (BEKA SORUNU)

    Alaadin Keykubad’dan – Mustafa Kemal’e ; Celaleddin Harzemşah’dan – Enver Paşa’ya Anadolu Selçuklu Devleti 1075 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından kurulmuştu. En iyi dönemini ise Alaaddin Keykubad’ın tahta oturduğu 1220 ile 1237 yılları arasında yaşamıştır. Oğuz boylarına Anadolu’nun kapılarını ardına kadar açmış, burayı onlara yurt yapan kişi olmuştur. Önemli bir devlet ve siyaset adamı olarak…