Akıl ya da Türkçe terimi ile Us, Felsefede kavram oluşturma ve bunlara göre hükmetme kapasitesi olarak tarif ediliyor.

Akıl denince hemen akla Kant ve ‘Saf Aklın Eleştirisi’ geliyor. Kant “Akıl, fenomenlerin benzerliğinden kurallara varma yeteneğidir.” diyor.

Yahudi asıllı Alman Felsefeci Rudolf Eisler çok güzel bir akıl tanımı yapıyor.

“Akıl, geniş kapsamıyla kösnüllüğün karşısındaki zekâ olan düşünme gücüdür. Daha dar bir kapsamdaysa akıl, anlayış karşısında ruhun bir bütün olarak anlama, (doğru) kavrama (soyutlama) hükme varma kapasitesidir. Kısacası akıl, birbiriyle bağlantı kurarak kıyaslayan, inceleyen düşünce ve anlama, yani kelimelerin ve kavramların manalarını bilme yeteneği demektir.“

Sen şimdi durup dururken bu akıl meselesine nereden takıldın diyeceksiniz. Memleketimiz sathı mahallinde bir süredir bir üst akıl meselesidir gidiyor.

Ülkemizin önde gelen entelektüel ve siyasileri, gazetecileri bu konuda fikir üretiyorlar.

Mesela

Rasim Ozan Kütahyalı namı diğer ROK bu konuda şöyle diyor.

“Başka devletlerin üst akıl mekanizması var ve kendi ülkelerinin çıkarları için neler yaptığını biliyoruz. Türk devletinin de artık bir üst akıl inşa etmesi zorunludur.”

Mmm bu gerçekten çok önemli, birilerinin üst aklı varsa bizimde olmalı öyle sokma akılla bu işler olmaz. Evet her zamanki gibi derin bir analiz yapmış.

Büyük Anayasa Profesörümüz, şu anda Cumhurbaşkanı danışmanı olan Burhan Kuzu hocamız daha enteresan bir laf etmiş ve bilgeliğini konuşturmuş!

“Bilelim ki, büyük akıl denilen üst akıl, küçük akıllı yerli hain kuklaların desteği olmadan asla başarılı olamazlar.”

Evet demek ki bir üst akıl var, birde onların işbirlikçisi küçük akıllar var. Yani yerlilerin akılları hep küçücük, üst akıl dışarılarda bir yerde, bu çok önemli bir ayırım oldu. Bunu öğrenmem iyi oldu demek ki bizim aklımız onlara yetişmiyor, koca Anayasa Profesöründen daha iyimi bileceğiz!

Mesela İbrahim Karagül dış ve iç meseleleri en iyi analiz eden gazetecilerden biri olarak kendini tarif eder. 20 Haziran tarihinde yazdığı yazıda bu üst aklın iyice zıvanadan çıktığını ve ‘Kürtleri ve Alevileri sokağa dökmek istediklerini’ söylüyordu.

Demek ki bir üst akıl var ve bizimde olması gerekiyor ve bu akıl kökü dışarıda bir akıl, bizde zinhar bulunmuyor, bu akıl aynı zamanda Kürtleri ve Alevileri kullanarak ortalığı karıştırmak istiyor.

Mesela kocaman bir Profesör’ümüz Salih Yılmaz’da bu üst akıldan bahisle şöyle diyor.

“Rusya ve İsrail’le kriz bitti. Birinci Dünya Savaşı’ndan beri en hızlı politik manevraya imza atan Türkiye, ‘üst aklı’ temsil eden ülkeleri şaşkına çevirdi. Washington’un yalnız bıraktığı Ankara, yeniden Şanghay sınamasına girişebilir.”

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin Yasin Aktay’dan sonra ürettiği bu mümtaz kişilik, teşhisi koyuveriyor. Türkiye dış politikada öyle kıvrak bir hamle yapmış ki, yılların en kıvrak ülkeleri şaşkınlıktan küçük dillerini yutacaklar. O yüzden hemen Avrasya yollarında Anadolu’nun Aslanları marşını söyleyebiliriz.

Memleketimizin medarı iftiharı Takvim gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni pirimiz üstadımız Ergün Diler gün geçmiyor ki bu üst akıl meselesi ile ilgili bir yazı yazıp ufkumuzu aydınlatmasın.

Ama bir problem var, bir üst akıl var. Bunlar bütün dünyayı parmaklarında oynatıyorlar, tabi bizimle de uğraşıyorlar. Bunları yakalamış vaziyetteyiz ama bir türlü cismani olarak tarif edilemiyorlar.

Bu üst akıllılar kimse ünlü bir Belediye Başkanımızın söylediği üç harflilerdenmi acaba diye düşünmeye başladım. Tabi hemen vazgeçtim, bunlar muhakkak gözle görünüp, elle tutulabilen fanilerdendir diye düşünmeye başladım.

Bunun üzerine biraz araştırma yapayım dedim, üst akıl ne demek, kaç çeşit akıl vardır diye;

Üst akıl ile ilgili bilimsel bir tarif bulamadım ama yurdum insanlarının birkaç tarifi olmuş;

“Anladığım kadarı ile bizde bulunmayan fakat hep karşı tarafta bulunan akıl türü.”

“Akp’nin yeni hayali düşmanı! adı sanı belli değil, ne yaptığı belli değil. ama var, hem de çok tehlikeli!”

Ha bir de A haber’de bu isimde bir program varmış. Bilin bakalım bu programın yapımcıları kimler; Pirimiz üstadımız Ergün Diler’le, bir zamanların Tele volecisi Bekir Hazar.

Kadim zamanlara indim, üst akıl varmıymış diye, mesela İbn-Sina aklın çeşitlerini beşe ayırıyor.

Bilmeleke (ya da ‘olası akıl’ açık-seçik ve zorunlu olanları bilebilir);

He-yulâni akıl (bilmeyi ve anlamayı sağlar);

Kutsi akıl (aklın en yüksek aşamasıdır ve her insanda bulunmaz);

Muste-fat akıl (kendisinde bulunanı, kendisine verilen “makûllerin ” suretlerini algılar);

Bilfiil akıl (makûl”leri yani kazanılmış verileri kavrar)

İbn Sina demek ki keşfedememiş bu üst akıl meselesini deyip birde zamanımızda yapılan bir araştırmaya baktım.

Harvard Üniversitesi’nde çalışmalarına devam eden Amerikalı psikolog Howard Gardner aklı yine beş bölüme ayırıyor.

Disiplinli Akıl

Bir ya da birkaç alana özgü düşünme biçimlerinde ustadır. Her alanın, sanat alanının ya da mesleğin kendine özgü kavrama biçimi vardır.

Sentezci Akıl

Gereksinimi olan verileri farklı kaynaklardan elde etmeyi bilir. Bu verileri anlamlandırıp değerlendirirken nesnel ölçütler kullanır ve bunları hem kendisi hem de başkaları için anlamlı olacak şekilde bütünleştirir.

Yaratıcı Akıl

Disiplin ve sentez üzerinde yükselen yaratıcı akıl, yenilik peşindedir. yeni fikirler ortaya koyar, sorulmamış sorular sorar, yeni düşünme tarzları geliştirir, sıra dışı sonuçlara ulaşır.

Saygılı Akıl

Saygılı akıl, bireyler ve gruplar arasındaki farklılıkları görür ve bunları hoşgörü ile karşılar. Ötekileri anlamaya çalışır. Ve onlarla işbirliği kurmanın yollarını araştırır. Herkesin herkesle bağlantılı duruma geldiği dünyamızda hoşgörüsüzlük ve saygısızlık artık insanlık adına geçerli seçenekler değildir.

Etik Akıl

Saygılı akıldan daha soyut bir düzeyde hareket eden etik akıl ise, kişinin kendi çalışmasının doğasıyla içinde yaşadığı toplumun ihtiyaç ve talepleri üzerinde kafa yorar.

Allah Allah bu çalışmada da üst akıldan bahsedilmiyor. Mesela benimde bildiğim birkaç akıl çeşidi var. Ortak akıl, çakma akıl, sokma akıl, ya da sende ipe sürülmeyecek akıl var gibi deyimleri biliyorum.

Ama ben inatçıyım bulacağım bu üst akılı, o zaman kişilere devletlere falan bakalım bu üst akıl kim, bizi yerli küçük akıllılar eliyle karıştırmak istiyor.

Bir kere bu üst akıl, yerli değil orası kesin, o nedenle bu aklı ararken buradan aramayacağız, onlar ancak fındık kadar beyinleriyle bunlara hizmetçilik edebilirler. İkincisi bu üst akıl doğulu değil, batılı öyle tarif ediyor, entelektüel entelejensiyamız.

Bu durumda Çin, Kuzey Kore ve Moğolistan yırttı, biz batıya bakacağız.

Evet şimdi ben kafamdaki makul şüphelileri yazmaya başlayayım. Üstelik daha bugün Bülent Ersoy engin ferasetiyle üst akılın Amerika olduğunu bize açıkça işaret etti.

Bu kişi öncelikle olsa olsa Obama’dır diye düşünüyorum ama daha yeni Çin’de ne dedi. Türkiye ile ortak bir Rakka operasyonu yapalım demedi mi, dedi. Bir de üstelik ABD bizim Nato’dan müttefikimiz ve stratejik ortağımız değil mi evet, bir de daha geçenlerde Hükümet sözcümüz Numan Kurtulmuş ne dedi. ‘ Biz darbe girişiminin arkasında ABD’nin olduğunu düşünmüyoruz.’ İyi tamam birde üstelik bu memlekette bu adamların üsleri ve füze kalkanları duruyor mu, evet

O halde Obama’nın üst akıl olması zor gibi duruyor. Obama olmadı peki Hillary olabilirmi, iyide o da Obama hükümetinin Dışişleri Bakanı değilmiydi, evet; O halde onun işi de zor üstelik son kitabında Türkiye’de olan darbeler için soğuk savaş döneminde olumlu olabileceğini ama şimdi yapılacak darbelerin Türkiye’nin demokratik gelişimini olumsuz etkilediğini söylemiyor mu?

Bu üst akıl acaba Merkel olabilir mi? Üstelik daha yakın zamanda bizim üçüncü havaalanı ve üçüncü köprü projemizi çekemedikleri için Gezi ayaklanmasını organize etmişlerdi. Galiba onlar diyecektim ki daha yeni Merkel, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin başarısız olmasını iyi bulduğunu ve insanların sokağa çıkmasının doğru olduğunu söylemedi mi. Üstelik daha yeni Hükümetle Almanya İncirlik üssünün kullanımında tekrar anlaşmadılar mı, anlaştılar. O halde onlarında üst akıl olması işi zor görünüyor.

Peki Almanya’da olmadı, Fransa olabilir mi, hiç zannetmiyorum, IŞİD belasının en büyük derdini onlar çekiyorlar, kendi akılları kendilerine yetmiyor. İngiltere AB’den çıktı, şimdi ne halt ettik diye kara kara düşünüyorlar. İtalya desen ekonomik krizden anası ağlamış vaziyette, İspanya ile biz dinler arası diyalogun eşbaşkanları değilmiyiz?

Tamam buldum bu Siyonistlerin işi, İsrail’in işi, iyi tamam da daha biz bu adamlarla yeni anlaşmayı onaylamadık mı, hem üstelik Sayın Cumhurbaşkanımız ne dedi, ‘Bu bölgede İsrail ve Türkiye’nin birbirine ihtiyacı var’ demedi mi, öyleyse o da olamaz.

İyide kim ulan bu üst akıl, Stephan Hawking olabilirmi, dünyanın en akıllı adamlarından biri üstelik ‘Her şeyin Teorisi’ diye bir şeyin peşinde, bu çok tehlikeli olabilir, kuantum fiziği filan

Akıl oyunları kitabının yazarı Daniel Palmer olmasın, müthiş bir roman, böyle bir roman yazan her şeyi yapabilir.

Yok yok bunlar değil, mesela Ronaldo olabilir mi üst aklın sahibi adam kendi sakatlandığında takımını Avrupa Şampiyonu yapacak kadar akıllı,

Anatoli Karpov’la, Gari Kasparov olabilir mi, adamlar dünyanın en akıllı insanlarından Satranç şampiyonları, gerçi jübilelerini yaptılar ama yine de ne olur ne olmaz. Ama onlarda Rus batılı değil,

Kafam iyice karıştı kim ulan bu üst akıl ben bulamadım ama dilime bir tekerleme dolandı

Akıl akıl gel dilime takıl

Podcast also available on PocketCasts, SoundCloud, Spotify, Google Podcasts, Apple Podcasts, and RSS.

Yorum bırakın

  • BENİ BİR KERE DÖVDÜLER

    beni bir kere dövdüler çok gözlüklüydümdaha bere giyiyordum bıyıklarım da duruyorbüyükdere’de dövdüler emirgân ve birilerigeceleyin dövdüler dişlerimi tükürdüm emirgan’la aramız çok eskiden beri yokniye ölmedim diye bana bozuluyorötekiler şurda burda azar azar gördüğümçakıdan bozma itler sustalı birilerifakat çok fena dövdüler size ne söylüyorumbir vakit omuzlarım tutmadı dişlerimi tükürdüm boşyerlerime vurdular yumrukları duruyorgecenin bir saatinde gizlice…

  • UYAN

    UYAN

    Hadi uyanGün ışığı çilemeye başladı başucundaDenizler bir mavilik edindi gündenSeher yeline uyup kuşlar tüneğinden uçtuBu türküyü dinlemeyecek misin? Hadi uyanAydınlığa çık da çil gözlerin ışısınİlkyazlar sıcağı biriksin yüreğineYoksul olsan da uyanGarip olsan da uyanMadem ki güzelsin,güzeli yaşatmak içinMadem ki iyisin,iyiyi yaşatmak içinMadem ki umutlusun,umudu yaşatmak içinHadi uyanDenizi dinle, yaşamak desinToprağı dinle,barışmak desinGöğü dinle,sevişmek desinBir plak…

  • SELÇUKLULARDAN GÜNÜMÜZE ANADOLU ÇADIRI (BEKA SORUNU)

    Alaadin Keykubad’dan – Mustafa Kemal’e ; Celaleddin Harzemşah’dan – Enver Paşa’ya Anadolu Selçuklu Devleti 1075 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından kurulmuştu. En iyi dönemini ise Alaaddin Keykubad’ın tahta oturduğu 1220 ile 1237 yılları arasında yaşamıştır. Oğuz boylarına Anadolu’nun kapılarını ardına kadar açmış, burayı onlara yurt yapan kişi olmuştur. Önemli bir devlet ve siyaset adamı olarak…